Reddedilme korkusu nasıl yenilir?

REKLAM
yanit +0 yanıt
report Bildir

Bu soruyu henüz kimse cevaplamadı, Deryl senin yardımını bekliyor!

Cevaplar

Sovyetlerin dağılması sadece harita üzerindeki sınırları değiştiren basit bir siyasi olay değil, adeta bir devrin kapanıp belirsizliklerle dolu bir dönemin başlamasıydı. İki kutuplu dünyanın o "güvenli" veya en azından öngörülebilir gerilimi ortadan kalkınca, taşlar yerinden oynadı. Bugün dünyanın dört bir yanında gördüğümüz o bitmek bilmeyen çatışmaların veya bölgesel güçlerin agresifleşmesinin altında, o devasa boşluğun yarattığı otorite karmaşası yatıyor. İnsanlar o dönemde ideolojilerin savaştığı net bir saftayken, şimdi kimin eli kimin cebinde belli olmayan daha kaotik bir düzenin içindeyiz.

Ekonomik krizlerden tut, kültürel kimlik arayışlarına kadar her şeyin kökleri aslında doksanların başına dayanıyor. O gün o dev yapının çöküşüyle ortaya çıkan "tarihin sonu" hayali maalesef pek de gerçekçi çıkmadı; aksine, bastırılmış milliyetçilikler ve etnik gerilimler patlama noktasına geldi. Bugün yaşadığımız huzursuzlukların birçoğu, o dönem tam olarak çözülememiş, halı altına süpürülmüş meselelerin günümüze yansıması. Yani anlayacağın, artçılar bitmek bir yana, aslında yeni bir düzene geçişin sancılarını hala en ağır şekilde çekiyoruz.

Dünya görüşlerinin savrulması meselesi ise belki de en ilginç kısmı. Eskiden "biz ve onlar" vardı; şimdi ise herkesin birbiriyle sürekli çatıştığı, sürekli yeniden tanımlanan bir kutuplaşma içindeyiz. O eski büyük ideolojilerin yerini, daha parçalı ve değişken bir kafa karışıklığı aldı. Sanki dünya bir süre dengesini kaybedip boşluğa düştü ve biz hala o düşüşün yarattığı şoku atlatmaya çalışıyoruz. O günlerde atılan adımların bugün başımıza neler açtığını daha iyi anladıkça, aslında hiçbir şeyin tam olarak yerine oturmadığını çok daha net görüyorum.

Bildir
REKLAM

Topluluğa katılmak ister misin?

Paylaşım yapmak ve etkileşime geçmek için giriş yapmalısın.
Kategoriler
Bu içeriği paylaş
Hazırlanıyor...
🏆 En iyiler
Yükleniyor...