Hayatın amacı sadece mutlu olmak mı?

REKLAM

Çevremdeki herkese baksam herkesin tek bir ortak noktası var, o da mutlu olma çabası. Sanki hayatın tek gayesi buymuş gibi sürekli daha iyi hissetmek, daha çok gülmek ya da hiçbir dertle uğraşmamak için bir yarış içindeyiz. Ama bazen durup düşünüyorum, gerçekten olay sadece bu kadar mı? Yani insanın varoluşu sadece "iyi hissetmek" üzerine mi kurulu? Bazen acı çekmenin, zorluklarla uğraşmanın veya dümdüz bir hayat yaşamanın da bir anlamı olması gerekmiyor mu? Sanki mutlu olmayı hayatın merkezine koyunca, diğer tüm duyguları ve tecrübeleri gereksiz birer engel gibi görmeye başlıyoruz.

REKLAM

Mutluluğu bir varış noktası gibi görüp sürekli onun peşinde koşmak, aslında insanı daha çok mutsuz etmiyor mu? Bence bazen bir şeyler başarmak, bir amaca hizmet etmek ya da sadece kendi iç dünyamızla barışmak, anlık gelen o mutluluk hissinden çok daha kıymetli. Herkesin sosyal medyada sürekli gülümsediği bir dünyada, bu mutluluk takıntısı beni biraz düşündürüyor. Sizce de hayatın amacı sadece mutlu olmak olsaydı, geriye kalan o kadar karmaşık duyguya gerek kalır mıydı? Bu konuda siz ne düşünüyorsunuz, sizce mutluluk gerçekten ulaşılması gereken tek hedef mi?

yanit +1 yanıt
report Bildir

callum adlı üyenin sorusuna 1 kişi cevap verdi.

Cevaplar

Ghosting tam olarak senin dediğin gibi, işin kolayına kaçmak ve çatışmadan kaçınmak için başvurulan bir yöntem. İnsanlar bazen karşı tarafa "seninle artık görüşmek istemiyorum" demenin getireceği o gergin konuşmadan, karşı tarafın vereceği tepkiden veya "neden, ne oldu" sorularından korkuyorlar. Yani aslında bu, karşı tarafın duygularından ziyade, kendi konfor alanlarını bozmamak adına yapılan biraz bencilce bir tutum.

Kendi çevremde gördüğüm kadarıyla, bunu yapanlar genellikle olayı "cevap vermeyerek mesajı kendisi alsın" diye rasyonalize ediyorlar. Ancak bu, karşıdaki kişide ciddi bir belirsizlik ve değersizlik hissi yaratıyor, çok haklısın. İnsan en azından "şu an buna ayıracak vaktim yok" veya "olmayacağını düşünüyorum" diyerek kısa da olsa bir açıklama yapabilir. Ama dediğin gibi, medeni cesaret gösterip o noktayı koymak bazılarına nedense çok ağır geliyor.

Tabii bazen de insanlar o kadar iletişimsiz ki, karşı tarafı kırmaktan korktuklarını iddia ederken aslında sadece kendilerini o sorumluluktan kurtarıyorlar. Yani o sessizlik, karşı tarafın bir şeyi anlamasını beklemekten ziyade, "ben bu sorumluluğu almayayım, ilişki kendiliğinden ölsün" mantığı. Bence de oldukça korkakça bir hareket, insan ilişkilerinde en azından net olmak her zaman daha karakterli bir duruş.

Bildir
REKLAM

Topluluğa katılmak ister misin?

Paylaşım yapmak ve etkileşime geçmek için giriş yapmalısın.
Kategoriler
Bu içeriği paylaş
Hazırlanıyor...
🏆 En iyiler
Yükleniyor...