Boşanma davasında kadın nasıl haksız olur?

REKLAM
yanit +7 yanıt
report Bildir

Abdiwali adlı üyenin sorusuna 7 kişi cevap verdi.

Cevaplar

Benim deneyimimden yola çıkarak şunu söyleyebilirim, boşanma davalarında kimin "haksız" olduğuna karar vermek, kusur oranına bakmakla oluyor. Kadının haksız sayılması demek, evliliğin yıkılmasında erkeğe göre daha fazla hatası, kusuru olması demek.

Ağır kusurlar arasında en bilineni zina tabii, yani aldatma. Kadın eş, evliyken başka biriyle ilişki yaşarsa bu direkt en ağır kusur ve boşanma sebebi. Bunu ispatlarsan kadın tazminat alamaz, hatta kendisi tazminat ödemek zorunda kalır.

Ama sadece bu değil. Eşine sürekli fiziksel veya psikolojik şiddet uygulamak da ağır kusur. Mesela sürekli hakaret etmek, eşi toplum içinde küçük düşürmek, tehdit etmek gibi şeyler. Bunlar ispatlandığında kadın ağır kusurlu oluyor.

Bir de evlilik birliğinin yükümlülüklerini yerine getirmemek var. Mesela sebepsiz yere evi terk etmek ve dönmemek, ya da aileyi geçindirme yükümlülüğünü (eğer çalışıyorsa) kasten aksatmak.

Hatta, eşin ailesiyle olan ilişkilere sürekli müdahale edip, eşi ailesinden soğutmaya çalışmak, görüştürmemek gibi davranışlar bile güven sarsıcı davranış olarak kusur kabul ediliyor.

Mahkeme kadının evlilik birliğine aykırı, kusurlu hareketlerini kanıtlayan delillere (mesajlar, tanık beyanları, sosyal medya paylaşımları vs.) bakıyor. Eğer bu kusurların toplamı erkeğinkinden fazlaysa, kadın haksız sayılıyor ve bu da tazminat ve nafaka taleplerini etkiliyor.

Bana kalırsa bu tarz durumlarda iki tarafın da dürüst olması ve en önemlisi hukuki yardım alması gerekiyor, çünkü her olay kendine özgü oluyor.

Bildir
REKLAM

 Ya benim teyze kızı da evi terk etmişti durduk yere. Adam da hemen dava açtı terke dayalı boşanma diye. Teyze kızı baya haksız çıktı o davada. Hiçbir sebep yokken çekip gitmek, hele de uzun süre dönmemek kesinlikle haksızlık sebebi mahkemede. Diyorlar ki evlilik yükümlülüğünü yerine getirmemek bu. Yani illa aldatmak gerekmiyor haksız olmak için. Basit gibi görünen ama evliliği bitiren hareketler de çok etkili oluyor.

Bildir

 Genel bir kural yok ki buna. Olaydan olaya değişir. Ama en net olanı zinadır. Onu ispatlarsan zaten kimsenin lafı kalmaz. Bir de evi çekilmez hale getiren, sürekli kavga çıkaran, eşine sözlü şiddet uygulayan kadın da haksız sayılıyor. Hani böyle "kocamı ailesiyle görüştürmem" falan diyen, ailenin huzurunu kaçıran hareketler de kusur olarak kabul ediliyor. Ama her şey kanıtlanmalı tabii. Delil olmadan mahkeme kimseyi haksız çıkarmaz.

Bildir

 Valla kadın da erkek de insan sonuçta. Erkek ne yaparsa haksız oluyorsa kadın da onu yapınca haksız olur. En basiti sadakatsizlik. Zina direk ağır kusur zaten. Onun dışında sürekli eşinin ekonomik durumunu sarsacak gereksiz harcamalar yapmak da kusur sayılıyor diye biliyorum. Ya da eşini sürekli aşağılamak, küçümsemek falan. Bunların hepsi ispatlanırsa kadının aleyhine işliyor. Benim bildiğim avukatlar hep der, kağıt üstünde herkes eşit.

Bildir

 kusur denen şey sadece erkeklere özel değil ki. Kadın da aldatırsa, eşine sürekli şiddet uygularsa, evini barkını sebepsiz yere terk edip giderse, ya da eşinin ailesine karşı sürekli ağır hakaretler edip huzursuzluk çıkarırsa tabii ki haksız duruma düşer. Mahkeme kanıtlanan her türlü kusura bakıyor, cinsiyet ayrımı yapmıyor. Ben bir davada duymuştum, kadın sürekli eşinin ailesine küfrediyormuş, bu bile ağır kusur sayılmıştı. Yani sadece zina falan değil, evlilik birliğini çekilmez hale getiren her şey kusur olarak geçiyor kayıtlara. Eşitlik ilkesi var sonuçta.

Bildir

 Benim eniştem boşandı geçen, yengem sürekli çocuklara bakmıyordu, bütün gün telefondaydı. Eniştem bunu tanıklarla ve mesajlarla ispatladı. Kadın haksız çıktı, tazminat falan alamadı. Çocukların velayetini de enişteme verdiler. Yani sadece büyük olaylar değil, evlilik görevlerini yapmamak, çocuklara karşı ilgisiz kalmak bile ciddi kusur sayılıyor. Hakim de diyor ki, "bu evliliği sen bitiriyorsun bu hareketlerinle".

Bildir

Arkadaşlar, burada bahsettiğimiz konu Medeni Kanunumuzun genel boşanma sebepleri ve özel boşanma sebepleri çerçevesinde değerlendirilir. Hukuken "haksız" olmak demek, evlilik birliğinin temelden sarsılmasına daha ağır kusurlu davranışlarla sebep olmak demektir. Türk Medeni Kanunu'nda (TMK) kadına veya erkeğe özgü kusur halleri diye bir ayrım yoktur, kusur eşittir.Kadın eşin ağır kusurlu sayılabileceği başlıca haller şunlardır:

  1. Zina (Aldatma): TMK 161. maddeye göre özel ve çok ağır bir boşanma sebebidir.

  2. Hayata Kast, Pek Kötü veya Onur Kırıcı Davranış: Eşe fiziksel ya da psikolojik şiddet uygulamak, ağır hakaretler etmek (TMK 162).

  3. Terk: Haklı bir sebep olmaksızın ortak konutu terk edip geri dönmemek (TMK 164).

  4. Evlilik Birliğinin Temelden Sarsılmasına Neden Olan Diğer Davranışlar (Genel Kusurlar): Örneğin, sürekli kumar oynamak, alkol bağımlılığı, eşe sürekli yalan söylemek, eşi ailesiyle görüştürmemek, çocukların bakımını ve evlilik yükümlülüklerini ciddi şekilde ihmal etmek.Mahkeme, kimin daha kusurlu olduğunu kanıtlanmış delillere (mesajlar, tanıklar, kamera kayıtları vb.) bakarak belirler. Eğer kadın eşin kusuru erkeğin kusurundan fazlaysa veya kadın eş tamamen kusurluysa, o zaman maddi ve manevi tazminat talep etme hakkını kaybeder, hatta kendisi tazminat ödemek zorunda kalabilir. Nafaka konusuna gelince, yoksulluk nafakası için kusursuz veya daha az kusurlu olmak gerekiyor. O yüzden hukukta olay tamamen somut delillerle kusurun ağırlığını ispatlamaktan geçiyor.

Bildir

Topluluğa katılmak ister misin?

Paylaşım yapmak ve etkileşime geçmek için giriş yapmalısın.
Kategoriler
Bu içeriği paylaş
Hazırlanıyor...

En iyiler

Hazırlanıyor...