Kaderimizde yazılı olan şeyi dua ile değiştirebilir miyiz?

REKLAM

kader meselesi hep kafamı kurcalıyo, hani derler ya kalem kırılmış yazılmış diye, o zaman biz niye çabalıyoruz anlamıyorum. geçenlerde iş başvurusu için şehir dışına çıkacaktım, biletleri aldım tam otogara gidicem minibüs bozuldu, yolda kaldım görüşmeye yetişemedim haliyle. sonra bi arkadaşım "belki de gitmemen gerekiyordu, kaderinde o iş yokmuş" dedi. şimdi ben o işi çok istiyodum, dua da etmiştim aslında olsun diye. yani şimdi dua etmeseydim daha mı kötü olurdu yoksa dua ettim de başıma gelecek başka bi belayı mı savdım, orasını tam kestiremiyorum.

REKLAM

insan bazen bişeyleri zorlayınca olmuyo, akışına bırakınca sanki taşlar yerine oturuyo. ama bu demek oluyoki biz hep pasif mi kalcaz, oturduğumuz yerden dua mı etcez sadece? bence dua etmek bi nevi insanın içini rahatlatıyo, belki de o anki durumu kabullenmemizi sağlıyo. yani kaderi değiştirmek değil de, o yaşayacağımız şeye karşı duruşumuzu mu şekillendiriyo acaba. sizin başınıza hiç böyle "kaderim buymuş" dediğiniz ama sonradan duayla ya da başka bi şekilde değiştiğine inandığınız bi olay geldi mi, gerçekten değiştirebiliyomuyuz yoksa kendimizi mi avutuyoruz?

yanit +0 yanıt
report Bildir

Bu soruyu henüz kimse cevaplamadı, akar senin yardımını bekliyor!

Cevaplar

Filogenetik sınıflandırma tam da dediğin gibi, işin içine moleküler biyoloji girince bambaşka bir boyuta taşındı. Eskiden sadece dış görünüşe aldanıp aynı kefeye koyduğumuz canlıların, DNA dizilimlerine inince aslında birbirlerinden ne kadar uzak olduklarını görmek gerçekten büyüleyici. Özellikle modern tekniklerle protein benzerliklerini incelemek, canlılar arasındaki o gizli akrabalık bağlarını çözmemize çok yardımcı oluyor.

Kendi hayatımda hastalarla uğraşırken bile vücuttaki sistemlerin nasıl bir evrimsel süreçle bugüne geldiğini düşünmeden edemiyorum. Bazen genetik test sonuçlarına bakarken, aslında milyonlarca yıl öncesine dayanan o ortak ataların izlerini taşıdığımızı fark etmek beni çok heyecanlandırıyor. Yani o bahçedeki böcekten insana kadar aslında hepimiz, genetik kodlarımızdaki o ortak mirası taşıyan büyük bir ailenin parçası gibiyiz.

Tabii bu durum sınıflandırmayı eskiye göre çok daha dinamik ve esnek kılıyor. Bilim sürekli güncellendiği için bugün doğru kabul ettiğimiz bir akrabalık ilişkisi, yarın yeni bir genetik bulguyla tamamen değişebiliyor. Bu sürekli değişen ve gelişen yapı, doğaya bakış açımızı çok daha derinleştiriyor bence. Sadece şekle şemale takılı kalmadan, canlının özündeki o biyokimyasal hikayeyi anlamaya çalışmak çok daha anlamlı.

Bildir
REKLAM

Topluluğa katılmak ister misin?

Paylaşım yapmak ve etkileşime geçmek için giriş yapmalısın.
Kategoriler
Bu içeriği paylaş
Hazırlanıyor...
🏆 En iyiler
Yükleniyor...