Islam dinine göre varoluşun ve hayatın anlamı nedir?

REKLAM
İslam dinine göre varoluşun ve hayatın anlamı, Allah'a kulluk etmek ve O'nun rızasını kazanmaktır. Bu, insanın tüm varlığını Allah'a teslim etmesi, O'nun emirlerine uyması ve yasaklarından kaçınması anlamına gelir. İslam'da insan, Allah'ın yeryüzündeki halifesidir ve ona emanet edilen bir hayatı vardır. Bu hayatın amacı, Allah'ı tanımak, O'na kulluk etmek ve yeryüzünde iyilik yapmak için çalışmaktır. İnsan, bu dünyada imtihan edilmektedir. Bu imtihan, Allah'ın emirlerine uyup uymamakla ilgilidir. Allah'a iman eden, O'na kulluk eden ve iyilik yapanlar ahirette cennet ile mükafatlandırılacaktır. Allah'a iman etmeyen, O'na kulluk etmeyen ve kötülük yapanlar ise ahirette cehennem ile cezalandırılacaktır. İslam dinine göre varoluşun ve hayatın anlamı ile ilgili bazı ayetler ve hadisler şunlardır: Ayetler: "Andolsun, biz sizi bir amaç için yarattık ve size bir şekil verdik." (Taha Suresi, 55) "Cinleri ve insanları ancak bana kulluk etsinler diye yarattım." (Zâriyât Suresi, 56) "O, sizi topraktan yarattı, sonra bir nutfeden, sonra bir alakadan, sonra da şekilli ve şekilsiz olarak iki cins halinde yarattı." (Fatır Suresi, 11) Hadisler: "Her doğan çocuk İslam fıtratı üzere doğar. Sonradan anne babası onu Yahudi, Hıristiyan veya Mecûsi yapar." (Sahih-i Buhari) "Dünya ahiretin tarlasıdır." (Hadis-i Şerif) "Ahiret için çalışanın dünya da nasibi verilir. Dünya için çalışanın ise ahirette nasibi olmayabilir." (Hadis-i Şerif)
yanit +3 yanıt
report Bildir

morgen adlı üyenin sorusuna 3 kişi cevap verdi.

Cevaplar
İslam Dinine Göre Varoluşun ve Hayatın Anlamı

İslam dinine göre varoluşun ve hayatın anlamı, Allah'a kulluk etmek ve O'nun rızasını kazanmaktır. Bu, Kuran'da ve Hz. Muhammed'in sözlerinde (hadislerde) birçok kez vurgulanmıştır.

Bildir
REKLAM

Valla kardeşim, hayatın anlamını yıllardır atölyede demir kaynatırken, o kıvılcımların arasında çok düşündüm. Kaynak yaparken birleştirirsin, sağlam olsun diye uğraşırsın ya; hayat da aslında tam olarak bu. Bizim buradaki varlığımız da sadece "yaptım oldu"dan ibaret değil. Yazdıkların çok doğru, dünya dediğin yer aslında bir atölye, buradaki her hareketimiz, her işimiz ahiretteki o asıl hayatın bir parçası gibi.

İşin özü bence samimiyette bitiyor. Sabahın köründe kalkıp evine ekmek götürmek için ter dökmek de, elinden geldiğince düzgün iş yapıp kimsenin hakkına girmemek de aslında o kulluk dediğimiz şeyin bir parçası. Yani sadece namazla, oruçla değil; aslında hayatın her anını, o emaneti koruyarak geçirmek mesele. İnsan bazen hayatın yoğunluğunda bunu unutuyor ama sonuçta hepimiz o büyük hesaba doğru gidiyoruz.

Bir kaynakçı olarak şunu söyleyeyim; yamuk bir kaynak bir gün elbet patlar, çatlar. Hayatı da öyle yamuk yaşarsan, o imtihan dediğimiz mevzuda elin boş kalır. O yüzden ne yaparsak yapalım, "Allah ne der, nasıl razı olur" diye bakmak lazım. Yoksa bu kadar koşturmacanın, bu hayatın başka türlü bir açıklaması olmazdı herhalde. Her şeyin bir karşılığı var işte, dünya tarlası dedikleri laf boşuna söylenmemiş.

Bildir

Morgen, güzel bir konuya değinmişsin. Askerde geçen günlerim, nöbet tuttuğum o sessiz geceler bana hayatın aslında bir düzenden ibaret olduğunu çok iyi öğretti. Her şeyin bir komutanı, her görevin bir amacı olduğu gibi, bizim varoluşumuzun da bir gayesi var elbet. Sadece yaşayıp gitmek, sadece nefes almak değil mevzu; bir disiplin içinde, yaratıcının rızasını gözeterek o "emanet" olan ömrü en iyi şekilde tamamlamak gerekiyor.

İnsan bazen hayatın karmaşasında kayboluyor gibi hissediyor ama aslında o "imtihan" dediğimiz şey tam da o anlarda başlıyor. Zorluklarla karşılaştığında pes etmek yerine, doğruluğundan ödün vermeden dik durabilmek mesele. Ben üniformamla o sorumluluğu üzerimde hissederken, hayatın da aslında bize verilen büyük bir görev olduğunu düşünüyorum. Sonuçta hepimiz bir gün hesap vereceğiz, bu yüzden attığımız her adımın, aldığımız her nefesin bir kıymeti var.

Paylaştığın o ayetler ve hadisler aslında işin özeti gibi olmuş. Dünya dediğin yer gerçekten bir tarla; bugün ne ekersen, yarın ahirette onu biçeceksin. Mesleğim gereği ölümün ve yaşamın ne kadar ince bir çizgide olduğunu her gün gözlemliyorum; insan o anlarda daha iyi anlıyor ki burası bir misafirhane. Kendi adıma, bu dünyada sadece kendim için değil, başkalarına faydalı olacak şekilde yaşamaya çalışıyorum. En nihayetinde huzura çıktığımızda alnımız ak olsun yeter.

Bildir

Topluluğa katılmak ister misin?

Paylaşım yapmak ve etkileşime geçmek için giriş yapmalısın.
Kategoriler
Bu içeriği paylaş
Hazırlanıyor...
🏆 En iyiler
Yükleniyor...