12 Eylül darbesinin toplumsal bellekteki izleri

REKLAM

Çocukken babaannemin sandık odasını karıştırırken bulduğum o eski, kenarları sararmış gazete küpürleri hala gözümün önünde. Aile içinde o dönemden hiç bahsedilmezdi, sanki yasaklı bir konu gibi; büyükler aralarında fısıldaşırken biz odaya girince hemen susarlardı. Bir gün dayanamayıp sormuştum ne oldu diye, rahmetli dedem sadece "o zamanlar dünya başkaydı, herkesin korkusu kendi içindeydi" deyip sustu. O sessizlikteki ağırlığı şimdi kendi evimde, bazen eski fotoğraflara bakarken bile hissedebiliyorum; sanki o dönemin ürkekliği, bir kuşak sonrasına bile genlerimize işlemiş gibi. Toplum olarak o yarayı tam saramadık mı acaba, yoksa sadece üstünü mü örtüyoruz hep beraber?

REKLAM

Şimdi yaşadığımız bu şehirde, taşra sessizliğinin altında bile hala o günlerin tortusu var sanki. İnsanlar bir şeyleri anlatmaktan, hatta hatırlamaktan bile imtina ediyor hala. Geçenlerde bir komşumuzla siyasetten değil de eski mahalle kültüründen konuşurken lafı döndürüp dolaştırıp 80'lere getirdim, kadıncağızın yüzündeki o anlık donukluğu gördüm. Sanki bir yerlerden kaçıyormuşuz, sürekli tetikteymişiz gibi bir his işte. Acaba sizce bu toplumsal hafıza denilen şey, yaşananları unutmaya mı çalışıyor yoksa biz mi sürekli o travmaları besleyip büyüyoruz?

yanit +0 yanıt
report Bildir

Bu soruyu henüz kimse cevaplamadı, hannahelena senin yardımını bekliyor!

Topluluğa katılmak ister misin?

Paylaşım yapmak ve etkileşime geçmek için giriş yapmalısın.
Kategoriler
Bu içeriği paylaş
Hazırlanıyor...
🏆 En iyiler
Yükleniyor...