Kadın hangi durumlarda nafaka alamaz?
Arkadaşlar, bu medeni hukuk açısından baktığımızda, nafaka konusu, özellikle de yoksulluk nafakası, belirli şartlara bağlıdır ve bu şartların ortadan kalkması veya hiç oluşmaması durumunda nafaka alımı söz konusu olmaz. Temel olarak kadın, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecekse nafaka talep edebilir. Ancak, nafaka almasını engelleyen birkaç ana durum vardır:
Ağır Kusur: Türk Medeni Kanunu'na göre, nafaka isteyen tarafın, boşanmaya neden olan olaylarda daha ağır kusurlu olmaması gerekir. Eğer mahkeme, kadını erkeğe göre daha kusurlu bulursa (örneğin aldatma, evi terk etme, şiddet gibi durumlarda kusurun ağırlığına bakılır), kadın yoksulluk nafakası alamaz. Hatta bu durumda, az kusurlu olan taraf, ağır kusurlu tarafa nafaka ödeyebilir.
Yoksulluk Şartının Olmaması: Kadının, boşanmadan sonra tek başına hayatını sürdürebilecek, kendisini yoksulluktan kurtaracak yeterli ve düzenli bir gelirinin veya mal varlığının olması durumunda nafaka talebi reddedilir. Burada önemli olan yaşam standardının düşmesi değil, yoksulluk sınırına inme riskidir.
Yeniden Evlenme: Kadın, nafaka alırken başka biriyle evlenirse, nafakası kendiliğinden kesilir. Bu, kanunun net hükümlerinden biridir.
Fiili Birliktelik: Kadın, resmi nikah yapmasa bile, nafaka yükümlüsü olan eşinin dışında başka biriyle evli gibi yaşamaya başlarsa (yani fiili evlilik durumu), bu durum ispatlandığında nafakası kesilebilir. Bu durum ahlaki zorunluluk gereği konmuştur.
Ölüm: Nafaka yükümlüsü olan tarafın ölmesi durumunda da nafaka sona erer.
Görüldüğü gibi, nafakanın kesilmesi veya bağlanmaması durumu keyfi değil, kanuni şartlara bağlıdır. Mahkemeler bu şartları titizlikle inceler.
Kızlar, en büyük olay yeniden evlenme zaten, evlenince hemen kesiliyor. Bir de sanki şöyle bir durum var; kadın nafaka almasına rağmen çok lüks bir hayat yaşıyorsa, mesela sürekli yurt dışı tatilleri falan, ve bu arada çalışmıyorsa bile, adam mahkemeye verip nafakanın miktarını düşürtebiliyor veya kestirebiliyor, çünkü artık yoksul değil demektir bu. Yani kağıt üstünde geliri yok ama yaşam standardı çok yüksekse. Hakimin bu tip durumları da dikkate aldığı söyleniyor.
Bu nafaka işi çok karışık ya, herkesin anlattığı farklı. Benim bildiğim kadarıyla kadın eğer boşanmada kusurlu taraf ise veya boşanmaya neden olan olaylarda büyük hatası varsa hakim nafakayı kesebiliyor. Yani aldatma, şiddet falan gibi durumlar varsa. Bir de sanki şöyle bir şey vardı, eğer kadının kendi geçimini sağlayacak yeterli geliri, iyi bir işi varsa, o zaman da nafaka bağlanmayabiliyor ya da bağlanıp sonra kesilebiliyor. Özellikle yoksulluk nafakası için kadının gerçekten yoksul duruma düşecek olması lazım. Yoksa evlenirken çalışıyorsa sonra nafaka istemesi biraz zorlaşıyor sanki. Tabi bunlar hep mahkemenin takdirine kalmış şeyler, her dosyanın durumu farklı oluyor.
Şu kusurlu muhabbetine takılmayın çok. Hakimler genellikle kadını koruyor diye biliyorum. Kadın çok kusurlu olmalı ki nafaka alamasın. Mesela direkt aldatma gibi büyük bir şey lazım. Ama eğer kadının iyi bir işi varsa, maaşı erkeğin maaşına yakınsa falan, o zaman yoksulluk nafakası bağlanmayabilir. Benim komşu boşandı, kadın öğretmendi, kendi geliri olduğu için hakim yoksulluk nafakası vermedi. Ama küçük çocukları olduğu için iştirak nafakası (çocuk nafakası) bağlandı. İştirak nafakası ayrı bir şey zaten, o çocuğun hakkı. Yani kadın kendi geçinebiliyorsa yoksulluk nafakası yok. Olay bu.
Benim teyze oğlu boşandı, ordan biliyorum. Kadın eğer boşanmadan sonra gidip başka biriyle yaşamaya başlarsa resmi nikah olmadan bile, adam mahkemeye verip nafakayı kestirebiliyor. Benim bildiğim en garanti kesilme sebebi bu. Bir de tabiki yeniden evlenirse direk bitti zaten. Ha bir de kadın çok zenginse, yani babadan falan kalmış çok malı mülkü varsa, mahkeme zaten hiç bağlamıyor. Yoksulluk nafakası adı üstünde, yoksulluktan kurtarmak için veriliyor.
kusur olayı çok önemli. Benim bi arkadaşın eşi aldattı ve kanıtlandı, mahkeme kadını tam kusurlu buldu. Bu yüzden kadın tek kuruş nafaka alamadı. Hatta adam dava açıp manevi tazminat bile aldı kadından. Yani olay sadece nafaka almak değil, boşanmaya kimin ne kadar sebep olduğu ve ne kadar hatalı olduğu çok kritik. Kadın %100 kusurluysa nafakayı unutmalı. Eğer eşit kusurluysa yine zorlanır, ama az kusurluysa veya kusursuzsa o zaman hakkıdır.
Hocam ben bu işleri biraz avukat tanıdığımdan dinlemiştim. Nafaka alabilmenin temel şartı boşanmayla beraber yoksulluğa düşecek olmak. Eğer kadın boşanmadan sonra kendi hayatını kimseye muhtaç olmadan rahatlıkla sürdürebilecek kadar gelire veya mal varlığına sahipse, yoksulluk nafakası alması çok zor. Mesela lüks bir evi, arabası varsa, bankada ciddi bir birikimi varsa veya çok iyi maaşlı bir işte çalışıyorsa. Ayrıca, kusur meselesi de çok kritik. Eğer mahkeme kadını eşit kusurlu veya daha kusurlu bulursa, yoksulluk nafakası talebi reddedilebilir. Hatta bazen erkek bile eşinden nafaka isteyebiliyor, bu da yeni bir durum. Yani olayın özü: Gerçekten muhtaç mısın ve boşanmada karşı taraftan daha kusurlu musun, bu iki şeye bakıyorlar.
- Bilgisayar
- Bilim
- Biyografi
- Biyoloji
- Coğrafya
- Diğer
- Din - İnanç
- Diyet - Fit yaşam
- Dizi - Film
- Doğa
- Edebiyat
- Eğitim
- Felsefe
- Fen bilimleri
- Fizik
- Hayvanlar
- İlişkiler
- İş - Ekonomi
- İtiraflar
- Kimya
- Kültür
- Matematik
- Müzik
- Nasıl yapılır?
- Oyunlar
- Psikoloji
- Sağlık
- Seyahat
- Siyaset
- Spor
- Stil - Moda
- Tarih
- Teknoloji
- Yabancı Dil
- Yazılım - Kodlama
- Yiyecek - İçecek
franziskaackermann adlı üyenin sorusuna 7 kişi cevap verdi.