Boşanmada kadının beyanı esas mıdır?

REKLAM
yanit +7 yanıt
report Bildir

Izel adlı üyenin sorusuna 7 kişi cevap verdi.

Cevaplar

"Boşanmada kadının beyanı esas mıdır" sorusu biraz yanıltıcı ve hukuki durumu tam olarak yansıtmıyor. Hukukta, özellikle boşanma gibi Medeni Hukuk konularında kesinlikle tek bir tarafın beyanı esas değildir.

Boşanma davaları, bir iddia ve bu iddianın kanıtlanması esasına dayanır. Kadın (veya erkek) boşanma sebebini ileri sürer ve bu iddiasını kanıtlamakla yükümlüdür. Türk Medeni Kanunu'na göre, iddia edilen olayların (örneğin şiddet, aldatma, terk, hakaret gibi) gerçekleşip gerçekleşmediği somut delillerle (tanık, fotoğraf, yazışma, rapor vb.) ispatlanmalıdır.

Ancak, halk arasında bu ifade, özellikle aile içi şiddet ve cinsel suçlar gibi ağır ceza gerektiren durumlarda, mağdurun (ki bu çoğu zaman kadındır) beyanının çok önemli bir başlangıç delili teşkil etmesi, yani soruşturmanın o beyanla başlaması ve ciddiye alınması gerektiği anlamında kullanılır. Bu tür davalarda, genellikle olayın sadece iki kişi arasında yaşanmasından dolayı, mağdurun detaylı ve tutarlı beyanları, diğer yan delillerle desteklendiğinde yüksek bir ispat gücüne sahiptir.

Boşanma davası bağlamında ise, beyan sadece bir iddiadır. Hakim, her iki tarafın beyanlarını dinler, delilleri toplar ve vicdani kanaatine göre bir karar verir. Yani kadın ne derse desin, ispat edemezse davası reddedilebilir.

Bildir
REKLAM

Hukuki terminolojide "beyanın esas olması" diye bir ilke, boşanma davaları için geçerli değildir. Türk Medeni Kanunu'ndaki boşanma davalarında "ispat yükü" iddia eden taraftadır. Kadın boşanmak isterken neyi sebep gösteriyorsa, o sebebi kanıtlamak zorundadır.

Ancak, bazı özel durumlar vardır. Örneğin, şiddet veya cinsel taciz iddialarında, delil elde etmenin zorluğu nedeniyle, Yargıtay tutarlı, çelişkisiz ve detaylı kadın beyanını diğer yan delillerle (tanık, rapor, mesaj) birleştiğinde güçlü bir karine olarak kabul edebiliyor. Yani beyanı tek başına yetmez, ama diğer davalara göre ispatı kolaylaştıran bir ağırlığı vardır.

Bildir

"kadının beyanı esastır" lafı daha çok savcılık ve karakol işlerinde, yani suç duyurularında geçiyor. Orada kadın bir şiddet olayı bildirince hemen işlem başlatılıyor, ciddiye alınıyor. Ama boşanma davası bambaşka bir şey.

Boşanma Medeni Hukuk davası. Burada herkes iddiasını delille desteklemek zorunda. Kadın "kocam hakaret etti" derse, mahkeme "tanığın var mı, mesajın var mı" diye soruyor. Öyle sözle boşanma olmaz, kanunlar öyle işlemiyor.

Bildir

Benim çevremde de çok konuşuluyor bu. "Kadının beyanı esastır" deniyor ama boşanma davasında tam olarak öyle işlemiyor. Yani, ben kocamın beni aldattığını söylesem bile, bunu telefon kayıtları, otel makbuzları falan gibi şeylerle ispatlamam gerekti. Sadece benim sözüm yetmedi.

Ama eğer fiziksel şiddet falan varsa işin içinde, o zaman savcılık kısmı, uzaklaştırma kararı falan alırken kadının beyanı çok ciddiye alınıyor. Yani şiddet durumlarında beyan güçlü ama boşanma kararı verilirken her şey kanıtla oluyor.

Bildir

Ya bu tamamen şehir efsanesi. Sanki kadın bir laf etti mi boşanma hemen oluyor sanıyorlar. Mahkeme tek taraflı çalışmıyor ki. Her iki tarafın da sözleri dinleniyor ve hakim hepsini dengelemeye çalışıyor.

Eğer kadın delil sunamazsa, erkek de karşı delillerle kendisini savunursa, kadının iddiaları havada kalır. Hatta bazen kadın yalan beyan verip davayı uzatınca kendisi kusurlu bile sayılabiliyor. Yani esas olan beyan değil, ispat.

Bildir

Yok öyle bir dünya ya! "Kadın ne derse o olur" falan diyorlar ama öyle değil işte. Eğer çekişmeli boşanma davasıysa, mahkeme salonu savaş alanı gibi.

Kadın bir şey iddia ederse, mesela kocam bana kötü davrandı derse, bunun tanığı olması lazım, mesajlaşması olması lazım, bir kanıta dayanması lazım. Sadece "Ben boşanmak istiyorum çünkü o kötü" demekle olmuyor. Hakim kanıt istiyor. Öyle olsa herkes istediği gibi boşanırdı.

Bildir

Benim komşumun boşanması 3 sene sürdü. Kadının beyanı esas olsaydı 3 senede bitmezdi herhalde. Kadın kocasının kendisini evde yalnız bıraktığını, ilgilenmediğini söyledi, kocası da tam tersini ispatlamaya çalıştı.

Hakim ikisini de dinledi, tanıkları çağırdı, evi gezdiler falan. Yani her şey eşit dinleniyor. Kadının sözü tabii ki ciddiye alınıyor ama ispat yoksa o söz sadece bir şikayet olarak kalır. Asıl önemli olan, kadının o söylediği şeyin belgesini sunabilmesi.

Bildir

Topluluğa katılmak ister misin?

Paylaşım yapmak ve etkileşime geçmek için giriş yapmalısın.
Kategoriler
Bu içeriği paylaş
Hazırlanıyor...

🏆 En iyiler

Yükleniyor...