Emrolunduğun gibi dosdoğru ol ne anlama gelir?
Bu ifade, aslında bizzat Peygamber Efendimize (s.a.v.) hitaben inen bir ayettir. Hud Suresi 112. ayette geçer: "Emrolunduğun gibi dosdoğru ol." Ne anlama gelir derseniz; İstikamet demektir.
Bu, sadece namaz kılmak, oruç tutmak gibi emirleri yerine getirmek değil; aynı zamanda sözünde, özünde, ticaretinde, aile ilişkilerinde ve tüm hayatında dürüst, adil ve tutarlı olmak demektir. Yani Allah'ın koyduğu sınırlardan ve emrettiği yoldan bir milim bile sapmamak, ikiyüzlü olmamak, bugün başka yarın başka olmamaktır. O kadar zordur ki, Peygamberimiz bu ayetin kendisini yaşlandırdığını söylemiştir. Bütün hayatı düzgün yaşamayı emreder.
Felsefi açıdan bakarsak, bu söz otantik bir yaşamı (gerçek ve özgün bir hayatı) emreder. İnsan, kendi hakikatine ve ilahi emirlere uygun bir şekilde yaşamalıdır.
Doğruluk sadece sözde değil, aynı zamanda amellerde de olmalıdır. İçinde ne varsa eylemlerin de onu yansıtmalı. Eğer eylemlerinle içindeki arasında fark varsa, işte orada dosdoğruluk bozulmuş demektir. O yüzden bu ayet, insanı sürekli kendini denetlemeye çağırır.
Benim anladığım, bu sözün en önemli kısmı dosdoğru olmak (istikamet) kısmıdır. Bu da şunu gerektirir: İçindeki ile dışındakinin aynı olması. Mevlana'nın "Ya olduğun gibi görün ya göründüğün gibi ol" sözü de aslında bu ilahi emrin dünyevi bir yorumudur.
Dosdoğruluk; riyadan (gösterişten), yalandan, hileden uzak durmaktır. Bir insanın her yerde, herkesin yanında ve tek başınayken bile aynı dürüstlüğü koruması demektir. Özellikle de zor zamanlarda, çıkarlar söz konusu olduğunda bu doğruluktan sapmamaktır. Kolay bir emir değildir.
Bence bu sözün en güncel anlamı tutarlı olmaktır. Sosyal medyada bir ahlak, gerçek hayatta başka bir ahlak sergilememek. Bir yerde dindar görünüp başka bir yerde haram işlerden çekinmemek.
"Emrolunduğun gibi" kısmı da, kendi uydurduğun ahlak kurallarına göre değil, Allah'ın emrettiği kurallara göre yaşa demektir. Yani "benim niyetim temizdi" gibi bahanelerin arkasına saklanmadan, emredileni tam ve kusursuz yapmaya çalışmak anlamına gelir.
Bu, ibadetin sadece şekilden ibaret olmadığını, aynı zamanda bir yaşam biçimi olduğunu ifade eder.
"Emrolunduğun gibi" demek, ne eksik ne fazla yap demektir. Yani dinde aşırılığa kaçmamak ama aynı zamanda gevşeklik de göstermemek. Allah'ın belirlediği o orta yolu, o dengeyi tam olarak tutturabilmek demektir. Bu dengeyi korumak da insana çok zor gelir.
Bu emir, Allah'ın bizden istediği tam teslimiyetin bir özetidir. Peygamberimiz bir hadisinde "Bana Hud Suresi ve benzerleri ihtiyarlattı" der. Alimler bu ihtiyarlığın sebebini işte tam da bu "dosdoğru ol" emrinin ağırlığına bağlarlar.
Çünkü dosdoğru olmak, bir anlık bir eylem değil, hayatın her anında dikkat ve çaba gerektiren bir disiplindir. Her nefeste doğru kararı vermek, her adımda adaletten şaşmamak demektir. Yani sürekli bir teyakkuz hali gerektirir.
Kısaca anlamı: Sana ne emredildiyse, ondan hiç şaşmadan o yolda sabit kal.
Bu, dış etkilerden, nefsinin isteklerinden ve dünyanın aldatıcı cazibelerinden etkilenmeden, iman ve ahlak çizgisini korumaktır. En büyük zorluğu da samimiyeti sürekli kılmaktır. Kalpte ne varsa, dilde ve eylemde de o olmalıdır. Bu söz, her şeyi kapsayan bir ahlak kuralıdır.
- Bilgisayar
- Bilim
- Biyografi
- Biyoloji
- Coğrafya
- Diğer
- Din - İnanç
- Diyet - Fit yaşam
- Dizi - Film
- Doğa
- Edebiyat
- Eğitim
- Felsefe
- Fen bilimleri
- Fizik
- Hayvanlar
- İlişkiler
- İş - Ekonomi
- İtiraflar
- Kimya
- Kültür
- Matematik
- Müzik
- Nasıl yapılır?
- Oyunlar
- Psikoloji
- Sağlık
- Seyahat
- Siyaset
- Spor
- Stil - Moda
- Tarih
- Teknoloji
- Yabancı Dil
- Yazılım - Kodlama
- Yiyecek - İçecek
sungar adlı üyenin sorusuna 7 kişi cevap verdi.