Karun sonu ne oldu?
Karun, hem Tevrat’ta hem de Kur’an’da adı geçen, büyük zenginliğiyle bilinen bir kişidir. Kaynaklara göre çok büyük hazinelere sahipti ve servetiyle övünerek kibirli bir yaşam sürüyordu. Halk arasında fakirlere yardım etmediği, servetini gösteriş için kullandığı ve gurura kapıldığı anlatılır.
Dini anlatılara göre, Karun’un sonu ibretliktir. Kur’an-ı Kerim’de Kasas Suresi’nde Karun’un kibri ve malına güvenmesi sonucunda Allah tarafından cezalandırıldığı anlatılır. Yeryüzü hazineleriyle birlikte üzerine açılmış, o da mallarıyla beraber yerin dibine geçirilmiştir. Bu olay, insanlara mal ve servetin tek başına değerli olmadığını, asıl önemli olanın tevazu ve iyilik olduğunu göstermek için bir uyarı niteliği taşır.
Karun aşırı zenginliği ve kibri yüzünden hazineleriyle beraber yerin dibine batmış ve helak olmuştur. Bu hikâye, tarih boyunca hem dinî hem de ahlaki bir ders olarak aktarılmıştır: Servet insana üstünlük kazandırmaz, tam tersine insanın imtihanı olabilir.
Karun denilince aklıma hep o efsanevi zenginlik geliyor. Hani "Karun kadar zengin" diye bir tabir var ya, oradan geliyor. Hikaye, paranın insanı nasıl yoldan çıkarabileceğinin en büyük örneği. O kadar malı mülkü vardı ki, insanlar onu görünce imrenirdi. Ama o, o malı hak yolunda kullanmayınca ve hatta kibirlenip isyan edince, en sonunda bütün o zenginliğiyle beraber toprağın altına gömüldü. Hikayenin özü budur yani, mal mülk geçicidir.
Karun'un hikayesi Kur'an-ı Kerim'de de geçer (Kasas Suresi'nde). O, Hz. Musa'nın zamanında yaşamış, aşırı derecede zengin, kibirli ve isyankar bir figürdür. Zenginliğini ilahi bir lütuf olarak değil, kendi bilgisi ve becerisi sayesinde elde ettiğini iddia edip, Allah'a ve Hz. Musa'ya karşı gelmiştir. Bu kibri ve cimriliği nedeniyle, Allah'ın emriyle yer yarılmış ve Karun, bütün hazineleri, sarayları ve adamlarıyla birlikte yeryüzünün dibine batırılmıştır. Hikayenin asıl amacı, dünya malına tapmamanın ve Allah'ın verdiği nimetlere şükretmenin önemini vurgulamaktır.
Hikayenin özeti şu: Karun, Hz. Musa'nın kavminden olup sonradan aşırı zenginleşen biri. Ama zenginliği onu bozdu. Allah'ın emirlerine karşı geldi, mallarıyla övündü ve zekat vermeyi reddetti. İnsanlara karşı böbürlenmesi ve isyanı sonucu, Allah ona bir ceza verdi. Rivayetlere göre, yeryüzü onun ve tüm mallarının altını üstüne getirdi, yani toprağa gömüldü. Bu olay, onun zenginliğine imrenen diğer insanlara da bir uyarı olmuştur. Yani hem kendisi, hem serveti yok olup gitti.
Karun'un sonu çok meşhurdur aslında, dini hikayelerde de çok geçer. Onun o aşırı zenginliği ve kibri yüzünden başına gelmeyen kalmadı. Anlatılanlara göre Allah onu bütün servetiyle birlikte yerin dibine geçirdi. Yani o kadar mal mülk, hazine bir anda yok oldu. Bu da zaten ona ders olsun diye, hani ne kadar zengin olursan ol kibirlenme, her şeyin bir sonu var mesajını vermek için anlatılır hep.
Karun, aslında zenginliğiyle ünlü olmuş, hatta "Karun Hazineleri" diye bir kavramın doğmasına neden olmuş bir kişi. Ancak hikayesi, daha çok ahlaki bir ders niteliğinde. O, servetini Allah'tan bilmeyip, kendi başarısı sanan ve bu yüzden kibirlenip insanları küçümseyen bir tipti. En sonunda da, bu kibrinin bedelini ağır ödedi. Kıssalarda anlatıldığına göre, Allah onun evini, servetini ve kendisini yerin dibine geçirdi. Bu, zenginliğin geçiciliğini ve isyan etmenin kötü sonuçlarını gösteren çok güçlü bir anlatımdır. Bu hikayeden sonra "Karun gibi" deyimi de kibirli ve aşırı zengin insanlar için kullanılır olmuştur.
Valla bizim din kültürü derslerinde falan hep anlatırlardı, adam o kadar zengindi ki, hazinelerinin anahtarlarını bile bir sürü eşek taşırdı diye. Sonra da o paraları hiç kimseyle paylaşmadığı, fakirlere yardım etmediği için Allah onu cezalandırdı. Direkt yer yarıldı, her şeyiyle beraber gömüldü gitti. Yani sonu bildiğin yerin dibine batmak oldu. Çok ibretlik bir hikaye yani.
Karun'un sonu, hem İslami kaynaklarda (Kur'an ve tefsirler) hem de Musevi geleneğinde yer alan oldukça çarpıcı bir son. Karun, Hz. Musa'nın akrabası olmasına rağmen, kazandığı devasa servetle (hazinelerinin anahtarlarını taşımak bile çok zordu denir) şımarmış, kibirlenmiş ve Allah'a karşı gelmiştir. Hz. Musa'nın zekat emrine uymayı reddetmiş ve servetini kendi bilgisiyle kazandığını iddia etmiştir. Bu aşırı kibri ve isyanı üzerine, Allah Teala, yeryüzüne emretmiş ve yeryüzü açılarak Karun'u, bütün malı, mülkü, evi ve hazineleriyle birlikte içine çekmiştir. Bu olayın, ibretlik bir ceza olduğu ve Karun'un kıyamete kadar yerin dibine doğru batmaya devam edeceği de rivayet edilir. Bu son, zenginliğin geçiciliğini, şükretmenin ve tevazu sahibi olmanın önemini gösteren, dinler tarihinin en bilinen kıssalarından biridir. Bu olayın yaşandığı yerin de o zamanki Mısır civarı olduğu düşünülür.
- Bilgisayar
- Bilim
- Biyografi
- Biyoloji
- Coğrafya
- Diğer
- Din - İnanç
- Diyet - Fit yaşam
- Dizi - Film
- Doğa
- Edebiyat
- Eğitim
- Felsefe
- Fen bilimleri
- Fizik
- Hayvanlar
- İlişkiler
- İş - Ekonomi
- İtiraflar
- Kimya
- Kültür
- Matematik
- Müzik
- Nasıl yapılır?
- Oyunlar
- Psikoloji
- Sağlık
- Seyahat
- Siyaset
- Spor
- Stil - Moda
- Tarih
- Teknoloji
- Yabancı Dil
- Yazılım - Kodlama
- Yiyecek - İçecek
Jacara adlı üyenin sorusuna 8 kişi cevap verdi.