İstanbul Özlemi
İstanbul'dan buraya geleli beş sene oldu. İş güç için geldim, burada iyi bir maaşla çalışıyorum. Ailem de burada, evlendim. Herkes halimden memnun, ben de öyle görünmek zorundayım. Ama içimde bir İstanbul özlemi var ki, bu Erzurum'un kışı gibi donduruyor beni.
Ben o kalabalığı, o trafiği, o vapur sesini özlüyorum. O boğazın kokusunu. Hani insanlar der ya 'İstanbul çekiyor', hakikaten çekiyor. Burası huzurlu, düzenli, hava temiz. Ama benim ruhum o keşmekeşin içinde kaldı sanki. Bazen işten çıkıp eve giderken kendimi Karaköy'de bir simit alıp vapura biniyor gibi hayal ediyorum. Eşime söylesem anlamaz, "Ne var orda, her yer beton" der. Haklı belki, ama benim çocukluğum, gençliğim orada geçti. Gizli sevdiğim bir kadın gibi İstanbul. Onu aklımdan çıkaramıyorum, buradaki düzenimi bozmak istemiyorum, ama her geçen gün o şehre olan özlemim daha da artıyor. Bir gün geri döneceğim, biliyorum.
Henüz yorum yok.
Bu cesur itiraf hakkında Gleb ne düşündüğünü çok merak ediyor.