Kırık Bir Dostluk
Ayşe’yle ben ilkokuldan beri beraberdik. Yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmezdi. Her sırrımı bilirdi, ben de onunkini. Ta ki o işyerindeki terfi meselesine kadar. İkimiz de aynı pozisyon için uğraşıyorduk. Ben kendimi daha iyi görüyordum, daha çok hak ettiğimi düşünüyodum. Ama o daha girişken, daha dilliydi. Patronun gözüne girmeyi başardı. Terfiyi o aldı. O gün içimi bi kıskançlık ateşi sardı ki anlatamam.
Kıskançlıktan gözüm dönmüştü galiba. Bir dedikodu çıkardım onun hakkında, kimseye belli etmedim ama lafı öyle bi yaydım ki işyerinde huzuru kalmadı. O da anladı benden şüphelendiğini ama kanıtlayamadı. Sonra o istifa etmek zorunda kaldı. Bir gün beni aradı, ağlayarak "Sen mi yaptın?" diye sordu. O an yemin ederim yalan söyledim, "Saçmalama Ayşe, neden yapayım?" dedim. Telefonu kapattıktan sonra kustum resmen vicdan azabından. O dostluğu kendi elimle bitirdim. O’nun başarısını çekemediğim için. Şuan onunla konuşmuyoruz. Keşke herşeyi geri alabilsem. Ama bu ihanet lekesi kalbimden silinmez artık.
Henüz yorum yok.
Bu cesur itiraf hakkında Raili ne düşündüğünü çok merak ediyor.