Che Guevara’nın Bolivya’daki son günleri

REKLAM

geçen gün munzurun kenarında oturmuş che'nin o bolivya'daki son zamanlarını anlatan bir kitap okuyordum, hava da hafif serinlemişti zaten. adamın oradaki yalnızlığı, o bitmek bilmeyen takibi, sanki oradaki kayaların arasında hala yankılanıyor gibi geldi bana. insan o kadar imkansızlığın içinde bile nasıl o kadar dik durur, nasıl o kadar inanır? günlerce aç susuz, etrafı sarılmışken bile o günlükleri tutabilmek, o iradeyi korumak bana çok acayip geliyor. sanki o dağların tepesinde kaybedeceğini bile bile bir inat uğruna yürümeye devam etmiş gibi, ne bileyim, düşününce insanın içi bir tuhaf oluyor işte.

REKLAM

bizim buralarda da devrimci hikayeler, mücadele lafları çok döner ya, o yüzden belki de che'nin o son günleri bana daha bi dokunuyo. o ormanların içinde yorgun argın, aslında her şeyin bittiğini bile bile o son çatışmaya girmek nasıl bir his acaba? hani insanın idealleri için ölümü bu kadar soğukkanlı kabullenmesi, sizce bu sadece bir kahramanlık mı yoksa o an artık gidecek yerin kalmamasının getirdiği bir kabulleniş mi? bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz, sizce o son günlerinde pişmanlık duymuş mudur hiç?

yanit +0 yanıt
report Bildir

Bu soruyu henüz kimse cevaplamadı, Leena-Riitta senin yardımını bekliyor!

Topluluğa katılmak ister misin?

Paylaşım yapmak ve etkileşime geçmek için giriş yapmalısın.
Kategoriler
Bu içeriği paylaş
Hazırlanıyor...
🏆 En iyiler
Yükleniyor...