Manda ve himayeye neden karşı çıkıldı?

Manda ve himayeye karşı çıkılmasının birçok sebebi vardı. Başlıca sebepler şunlardır:

Bağımsızlık: Manda ve himaye, bir ülkenin başka bir devletin yönetimine ve korumasına girmesi anlamına gelir. Bu durum, milli bağımsızlığın kaybedilmesi anlamına gelir. Türk milleti, Kurtuluş Savaşı’nı bağımsızlığını kazanmak için vermiştir. Bu nedenle, manda ve himaye, milli bağımsızlığa aykırı bir durum olarak görülmüştür.

Egemenlik: Manda ve himaye, bir ülkenin egemenlik haklarının başka bir devlete devredilmesi anlamına gelir. Egemenlik, bir ulusun kendi kaderini tayin etme hakkıdır. Türk milleti, egemenlik haklarını devretmeye yanaşmamıştır.

Milli İrade: Manda ve himaye, milli iradeye aykırı bir durum olarak görülmüştür. Milli irade, bir ulusun kendi kaderini tayin etme iradesidir. Türk milleti, manda ve himayenin milli iradeye aykırı olduğunu ve kabul edilemez olduğunu savunmuştur.

Sömürgecilik: Manda ve himaye, bir sömürgecilik biçimi olarak görülmüştür. Türk milleti, sömürgeciliğe karşı mücadele vermiştir. Bu nedenle, manda ve himaye de sömürgeciliğin bir uzantısı olarak görülmüştür.

Misak-ı Milli: Misak-ı Milli, Türk milletinin bağımsızlık taleplerini içeren bir belgedir. Misak-ı Milli’de, manda ve himayenin her türlü şeklinin reddedildiği açıkça belirtilmiştir.

Manda ve himayeye karşı çıkanlar arasında Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları öncülük etmiştir. Mustafa Kemal Atatürk, “Ya istiklal, ya ölüm!” parolasıyla milli mücadeleyi başlatmıştır. Milli mücadele sonucunda, manda ve himaye kabul edilmemiş ve Türkiye Cumhuriyeti bağımsız bir devlet olarak kurulmuştur.


Katip senin yardımını bekliyor. Cevabını ekle

  1. Haejin dedi ki:

    Mondros Mütarekesi’nin imzalanmasından sonra Osmanlı topraklarında milliyetçilik akımları güçlendi. Bu akımlar, Osmanlı’nın bağımsızlığını ve toprak bütünlüğünü savunuyorlardı. Manda ve himayenin ise Osmanlı’nın bağımsızlığını zedeleyeceği ve toprak bütünlüğünü bozacağı düşünülüyordu.

    I. Dünya Savaşı’ndan sonra sömürgeciliğe karşı tepkiler arttı. Manda ve himayenin de bir sömürgecilik biçimi olduğu savunuldu. Özellikle Hristiyan devletlerin manda ve himaye altına aldığı topraklarda Müslümanların dini özgürlüklerinin kısıtlanacağı endişesi duyuldu.

    Manda ve himayenin Osmanlı ekonomisini zayıflatacağı ve Osmanlı’nın kalkınmasını engelleyeceği düşünülüyordu. Manda ve himayenin Osmanlı’da siyasi istikrarsızlığa yol açacağı ve iç karışıklıkları tetikleyeceği endişesi duyuldu.

Giriş yapan üyelerin reklam görmediğini biliyor muydun?
E-posta ile giriş yap