Bir Taktik Değil, Gerçekti
Eşimle tanıştığımda her şey çok hızlı gelişmişti. İkimizin de geçmişi vardı, ama o kadar farklıydık ki…
O, her zaman dikkatliydi, duygularını belli etmezdi. Ben ise her şeyimi ortaya koyar, kalbimi olduğu gibi açardım.
O yüzden başlangıçta, "Bunu bir taktik olarak yapıyor" diye düşünmüştüm. Hani, "Beni elde etmek için her şeyi yapıyor." Ama zamanla fark ettim ki, o, gerçekten beni seviyor.
Ve ben, bu durumu kabullenmekte zorluk çekiyordum.
Bir gün, tam da buna karar verdiğimi düşündüğüm bir an vardı. Yine sinirli bir şekilde "Beni sevmiyorsun, artık hep böyle kalacağız" dedim. Ve o an, elini tutarak sakin bir şekilde, “Ne olur, sana bir şey söylememe izin ver” dedi.
Kelimeleri duymak, sanırım hayatımda hiç duymadığım kadar değerliydi o an:
“Sana ne kadar değer verdiğimi, bir gün belki daha net anlatabilirim. Ama şu an her şeyimle seni seviyorum, sadece bazen ben de hatalar yapıyorum.”
O an hissettim, o sözcükler sadece duygusal bir anın ötesindeydi.
Bir hayatın her anında seninle olma isteğiyle doluydu. Ama ben hala o eski duygusal savunmalarımı, o soğuk duvarları kurmuştum.
Duygularımı bastırarak yaşamak… Bunu o kadar uzun yapmıştım ki.
Zamanla, o hatalı ilişkileri, eski korkuları, geçmişin izlerini bir kenara bırakmayı öğrendim.
Ve anladım ki, aslında duygusal olarak bağlanmaktan korktuğum kadar… korkmam gereken tek şey; o güzel insanı kaybetmekti.
O yüzden… her anı birlikte geçirelim istiyorum. Bazen sinirli, bazen gülerek ama her an, o güzel duyguları içimde hissetmek istiyorum.
Çünkü artık biliyorum ki, sevmenin gerçek anlamı, sadece sevilmek değil; sevmek, hem de gerçekten sevmekmiş.
Henüz yorum yok.
Bu cesur itiraf hakkında sahika ne düşündüğünü çok merak ediyor.