"Giriş yaparak Mintik'in Hizmet Şartlarını kabul ettiğinizi ve Gizlilik Politikasının geçerli olduğunu onayladığınızı kabul etmiş olursunuz."
E-mail ile giriş
Cevaplar bu kadar...
Bu soruları yanıtlayarak arkadaşlarınıza yardım edin
Anonim
Gelişen
Soru sordu
5 yıl önce
what is the meaning of better man by pearl jam
Anonim
Bilgin
Soru sordu
8 yıl önce
when is the gifted tv show coming out
Anonim
Bilgin
Soru sordu
2 yıl önce
how many oscars did million dollar baby win
Anonim
Gelişen
Soru sordu
9 yıl önce
when do jamie and claire get married in the book
Anonim
Usta
Soru sordu
10 yıl önce
i just called to say i love you genre
Anonim
Gelişen
Soru sordu
11 yıl önce
how does europe rank in size to other continents
Anonim
Bilgin
Soru sordu
2 yıl önce
a mental activity that involves understanding manipulating and communicating information
Anonim
Öğrenci
Soru sordu
4 yıl önce
the kinks i’m not like everybody else sopranos
Anonim
Acemi
Soru sordu
11 yıl önce
when do monica and chandler like each other
Anonim
Gelişen
Soru sordu
5 yıl önce
collin raye what if jesus comes back like that
Bir insanı gerçekten anlamak istiyorsan, hayatın zorluklarına nasıl baktığını görmelisin. Benim en sevdiğim soru şudur: “Eğer geçmişe gidip, hayatının en zor anındaki kendine bir tek cümle söyleme şansın olsaydı, bu ne olurdu?” Bu soru hem pişmanlıklarını hem de hayatta öğrendiği en büyük dersi ortaya çıkarır. İkinci olarak da şunu sorarım: “İnsanların sana ne kadar güvenli bir alan bıraktığını düşünüyorsun, yani onlara her şeyini anlatabilir misin?” Bu da onun yalnızlık seviyesi, arkadaşlık kalitesi ve ilişkilerdeki derinliği hakkında fikir verir. Bu tip sorular, günlük muhabbetten çok daha fazlasını sağlar.
Ben öyle ağır sorular sormam, muhabbet akarken sorarım. En kolayı ve en işe yarayanı: “En sevdiğin film/kitap hangisi ve neden?” Bu soru, birinin neye değer verdiğini, hayattan ne beklediğini gösterir. Ayrıca, “Birini yargılamadan önce mutlaka bilmen gereken şey ne olurdu?” diye sorarım, bu da empati yeteneğini ve dünyaya bakış açısını gösterir. Akşam yemeğinde ne yediğini sormak bile ne kadar düzenli biri olduğu hakkında ipucu verir.
Ya birini tanımak için öyle ezber sorular sormam ben. Daha çok neye tutkuyla bağlı olduğunu, neyin onu heyecanlandırdığını sorarım. Mesela şunu derim: “Hayatta peşinden koştuğun, seni yataktan kaldıran şey ne?” ya da “Boş bir günün olsa, kimsenin seni yargılamayacağı bir şey yapacak olsan bu ne olurdu?” Cevaplarındaki enerjiye ve samimiyete bakarım, hobisinden çok ruh halini anlatır o cevaplar. Bir de “En son ne zaman ve neden güldün?” gibi bir soru sorarım, mizah anlayışını anlamak için birebir.
Direkt kişiliğinin derinliklerine inmek lazım. Ben genellikle üç ana başlıkta sorular sorarım: Değerler, Tutum ve Hedefler. Mesela:
“Hayatında sana yol gösteren, taviz vermeyeceğin 3 temel değer nedir?” (Bu, karakterini ve ahlakını gösterir.)
“Başarısız olduğun bir anı anlatır mısın ve o durumdan ne öğrendin?” (Bu, zorluklara karşı tutumunu ve olgunluğunu gösterir.)
“Bundan 5 sene sonra nerede olmayı hayal ediyorsun, ama bu sadece işle ilgili olmasın?” (Bu da hedeflerini ve genel vizyonunu ortaya çıkarır.)
Bu sorularla hemen hemen her şeyi öğrenirsin zaten.
Ben sohbeti akıcı tutmayı severim, o yüzden ilk başta şöyle bir giriş yaparım: “Şu an tam olarak hangi şarkıyı dinlemek isterdin?” ve nedenini sorarım. Modunu anlarsın. Sonra şunu sorarım: “Elinizde sihirli bir değnek olsa ve dünyadaki tek bir şeyi değiştirebilsen, bu ne olurdu?” Bu, onun değerlerini, önem verdiği küresel veya kişisel sorunları ortaya çıkarır. En basit ama etkili soru da “Seni en çok ne sinirlendirir?” Bu soruyla kırmızı çizgilerini öğrenirsin.
Ben dolandırmam. İki direkt soru sorarım. Birincisi: “Bir yabancı sana tamamen güvenirse, bu güveni nasıl kullanırsın veya korursun?” Bu dürüstlük ve sorumluluk seviyesini ölçer. İkincisi: “Bir konuda haksız olduğunu fark ettiğinde tepkin ne olur?” Bu da ego seviyesini ve hatayı kabul etme becerisini gösterir. Gerisi zaten kendiliğinden gelir.
Birini tanımak için sadece ne yaptıklarına değil, ne hissettiklerine odaklanmak gerekir. Ben genellikle şu soruyu sorarım: “Çocukluğunda yaşadığın ve bugünkü seni en çok şekillendiren olay veya deneyim neydi?” Bu, onun temel güdülerini, korkularını ve iç dinamiklerini anlamanı sağlar. Ayrıca “Sence insanlar seni dışarıdan nasıl görüyor ve bu, senin kendini nasıl gördüğünle ne kadar eşleşiyor?” diye sorarım. Bu da öz farkındalığı hakkında çok şey anlatır.